bükmek

-i
1. 弯曲, 卷曲, 缠绕; 折叠: boru \bükmek 弯管 kâğıdın bir köşesını \bükmek 折起纸的一角 Çelik halatı büktü. 他把钢缆盘起来了。Halıyı büküp kaldırdı. 他把地毯卷起来搬走了。
2. 纺: iplik \bükmek 纺纱 yün \bükmek 纺羊毛 Vaktiyle tembel bir kız varmış. Çıkrıkla iplik bükmek istemezmiş. 从前, 有一个懒姑娘, 不愿意纺线。
3. 扭转: başını \bükmek 低头 Kolunu bükünce çatırdadı. 他一抬胳膊, 咔咔直响。

Türkçe-Çince Sözlük. 2014.

Look at other dictionaries:

  • bükmek — i, er 1) Sertçe çevirmek, kıvırmak Bu kez onu sürmeden olduğu yerde büküp altına aldı. S. Birsel 2) nsz Birkaç tel ipliği burarak sarmak İpek bükmek. 3) Eğmek Olur der gibi başını büktü. Çelik halatı büktü. 4) Katlamak Büktüğüm yeri kaybetmişim,… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • bükmek — durdurmak, toplanmak, bükmek I, 100bkz: bügmek yere kapanmak, yemekten doyup, usanmak, doymak, kanmak, II, 18, 19bkz: bökmek …   Divan-i Luqat-i it-Türk Dizini

  • boyun bükmek — boynunu bükmek …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • burun bükmek — beğenmemek, önem vermemek ... şöyle demiştim, böyle yapmıştım, diyene burun büker. Y. K. Beyatlı …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • dudak bükmek — bir şeyi beğenmediğini, küçümsediğini belli etmek, umursamamak, pek aldırış etmemek Selma Hanım dudaklarını büktü, cevap vermeye lüzum bile görmedi. Y. K. Karaosmanoğlu …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • bıyık burmak (veya bükmek) — çalım yapmak amacıyla bıyıklarını kıvırmak Bıyık buran, göğüs geren erleriz. E. B. Koryürek …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • belini bükmek — (bir şey birinin) çaresizlik içinde bırakmak Şu kör olası işsizlik belimi fena hâlde büküyordu. H. Taner …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • dudağını bükmek — ağlayacak gibi olmak …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • bir ayak üstünde bin yalan söylemek (veya bir ayak üstünde kırk yalanın belini bükmek) — çok kısa sürede pek çok yalan söylemek Bir ayak üstünde kırk yalanın belini büktüğü hâlde para hesabına bir türlü akıl erdiremez, bakkala bozdurulan paranın gerisini daima eksik getirirdi. R. N. Güntekin …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • boynunu bükmek — 1) acındırıcı, çaresiz bir durumda kalmak Biraz düşündükten sonra ağır ağır başını eğip yere baktı ve boynunu büktü. Y. Z. Ortaç 2) bir durumu, bir işi ister istemez kabul etmek Nevin hayretle boynunu bükerken içeri Behiç girdi. P. Safa 3) bitki… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • kulağını bükmek — (birinin) bir sorun karşısında dikkatli davranması için uyarıda bulunmak …   Çağatay Osmanlı Sözlük

Share the article and excerpts

Direct link
Do a right-click on the link above
and select “Copy Link”

We are using cookies for the best presentation of our site. Continuing to use this site, you agree with this.